Kanal seçimi · 30 Temmuz 2026 · 7 dakika
Pazaryeri mi, kendi siteniz mi? Bir üreticinin dürüst cevabı
Trendyol mu, kendi siteniz mi? İkisini de yürüten biri olarak hangisinin ne zaman doğru olduğunu ve gerçek maliyetlerini anlatıyorum.
Bu soru bana en çok sorulan soru. Kısa cevabı "ikisi de" ama bu cevap tek başına işe yaramıyor, çünkü asıl mesele hangisine önce ve ne kadar yatırım yapacağınız.
Pazaryerinin gerçekten iyi olduğu şey
Pazaryerinde hazır trafik var. Kimse sizi tanımıyor olsa bile, ürününüzü arayan biri karşısına çıkabiliyorsunuz. Ödeme, güven, kargo altyapısı kurulu. İlk satışa giden en kısa yol budur ve bunu küçümsemek yanlış olur.
Nakit akışı açısından da değerlidir: kendi siteniz büyürken pazaryeri makineyi döndürür.
Pazaryerinin size söylemediği şey
Komisyon, herkesin baktığı rakam. Ama gerçek maliyet komisyon değil.
- Müşteri sizin değil. Kimin aldığını bilmezsiniz, tekrar ulaşamazsınız, e-posta listenize eklenmez.
- Fiyat yarışı. Yan yana dizilmiş aynı ürünlerde ayrışmanın tek yolu fiyat kırmaktır ve bu yarışın sonu yoktur.
- Kurallar sizin değil. Kampanya katılımı, iade politikası, sıralama algoritması — hepsi değişebilir ve size sorulmaz.
- Marka birikmez. Beş yıl pazaryerinde satarsanız, beşinci yılın sonunda hâlâ sıfırdan başlamış sayılırsınız.
Kendi sitenizin gerçekten iyi olduğu şey
Kendi sitenizde müşteri sizindir. E-posta adresini alırsınız, ne aldığını bilirsiniz, tekrar satabilirsiniz. Fiyatı siz belirlersiniz. Ürünü istediğiniz gibi anlatırsınız — pazaryerinin şablonuna sıkışmadan.
Ve en önemlisi: yıllar içinde biriken bir değer yaratırsınız. Arama motorundan gelen ziyaretçi, e-posta listesi, tekrar alan müşteriler. Bunlar bir gün satabileceğiniz bir varlıktır.
Kendi sitenizin acı tarafı
Trafik kendiliğinden gelmez. Siteyi açtığınız gün ziyaretçi sayınız sıfırdır ve öyle kalır — reklam vermezseniz veya içerik üretmezseniz.
Bu yüzden "kendi sitemi açayım da pazaryerinden kurtulayım" düşüncesi genelde hayal kırıklığıyla biter. Kendi siteniz pazaryerinin yerine geçmez; zamanla onun yanına oturur ve payını büyütür.
Pratik sıra
- Ürününüz yeni ve talep test edilmemişse: pazaryerinden başlayın. Satıp satmadığını en hızlı orada öğrenirsiniz.
- Satış başladıysa: kendi sitenizi kurun, ama pazaryerini kapatmayın. Site açılışta ciro getirmez, gelecek getirir.
- Aynı anda: e-posta toplamaya başlayın. Pazaryeri müşterisine ulaşamazsınız ama kutuya broşür koyabilirsiniz.
- Site aylık düzenli sipariş almaya başlayınca: reklam bütçesini siteye kaydırın, çünkü orada kazandığınız müşteri kalıcıdır.
Benim yaptığım
ART IST'te ikisini birlikte yürütüyorum: kendi sitem markayı taşıyor, Trendyol/Hepsiburada/n11 hacmi taşıyor. Stok ve ürün bilgisi tek yerden yönetiliyor, iki tarafa da otomatik gidiyor. Renk videolarını bile pazaryeri ürünlerine bağladım — çünkü orada da ürünü doğru anlatmak fiyat kırmaktan ucuz.
Karar "ya o ya bu" değil. Karar, hangi kanala ne kadar emek ve reklam ayıracağınız — ve bu, işletmenizin hangi aşamada olduğuna bağlı.